KADIN GÖZÜYLE CF

KADIN GÖZÜYLE CF

Tutkuyla bağlı olduklarım var benim. Yapmaktan asla vazgeçemeyeceğim, hayatımı  yeniden tasarlayan büyük bir aşk oldu crossfit.

Evet ben bir bağımlıyım. Crossfit bağımlısı. Bana crossfit nedir diye sorarsanız “sporun en acılı hali” diyebilirim. Her antrenmana başladığımda bir daha yapmayacağım diye sızlandığım, yoruldum yeter artık diye haykırdığım, bedenim ile beynimin sürekli  savaş halinde olduğu, tüm vücudum pes etmiş artık bırak derken beynimin ona hükmetme çabası ile  geçirdiğim, heyecanlı, kendimle sürekli mücadele içinde olduğum süreçtir crossfit.

Peki crossfit hayatımda neleri değiştirdi?

Kendimi bildim bileli extreme sporları seven biri oldum. Snowboard, windsurf  ve en son crossfit girdi hayatıma. Bu spor dallarının bir ortak noktası vardı. Hepsi konsantrasyon ve dikkat gerektiren sporlar. Bir anlık dalgınlık ciddi yaralanmalara yada sakatlıklara yol açabilir. Dolayısıyla bu sporları yaparken anı yaşarsınız. O anda kalıp bir sonraki hamlenizi tasarlarsınız. Geçmişte yada gelecekte değilsinizdir. Bu sayede sevdiğim bir şeyi yapmanın yanında kendimi tedavi etmenin de yolunu bulmuş oldum. Tüm bunların yanında bana disiplini, sabrı, sakinliği, iyi beslenmeyi, şu an sahip olduğum bedeni ve yeni bir gardrop hediye etti crossfit.

Her zaman yemek yemekten keyif alan biri oldum. Tam bir keyif insanıyım belki de  biraz  obur. Biraz ondan biraz bundan. Her şeyden ama az az. Tatlı ve pizza vazgeçilmezimdi. Kendimce iyi beslendiğimi düşünürdüm. Çünkü her zaman fit bir görüntüye sahip oldum. Ta ki crossfit antrenmanlarında beslenmenin antrenman kalitesini ve performansını ne kadar etkilediğini okuduğum ana kadar, ve o andan itibaren düzgün beslenme sürecim başladı. Aslında kendi bedenimi kullanarak yaptığım bir deneydi bu. Bedenimdeki değişimleri ve performansımı gözlemlemeye başladım, ve fark inanılmazdı! Her aynaya baktığımda daha fit bir ben görmeye başlamış, sabahları daha zinde uyanır olmuş ve antrenmanlarımı daha iyi çıkarmaya başlamıştım. Tabiki iş sadece beslenmeyle bitmiyordu; iyi bir uyku ve iyi de bir psikoloji gerekiyordu. Konsantrasyonunu bozacak her şeyden uzak durmak… ve bu da hayatımı tekrar gözden geçirip tüm olumsuzlukları elimden geldiğince elememe vesile oldu. Yüküm hafiflemişti ve artık daha pozitiftim. Yavaş yavaş crossfit ve ben baş başa kalmaya başlamıştık. Ağır antrenmanlardan sonra isyan etmiş ve yorgun düşmüş bedenimin yenilenmesi için daha çok uyumaya ihtiyacı vardı. Artık daha erken uyuyordum ve dolayısıyla daha erken uyanmaya başlamıştım. crossfit tüm hayatımı ele geçirmeye başlamıştı. Bu çok disiplin gerektiren bir süreç aslında. Hayatındaki zevk aldığın birçok şeyden vazgeçmek. Belki de kaybetmek. Ama kaybetmeme sebep oduğunu düşündüğüm  şeyler aslında bana çok şey kazandırmıştı. Yeni bir yaşam biçimim vardı ve çok mutluydum. Uyku ve beslenme işin ruhani boyutunu etkilerken bir de görünüm kısmı vardı. Her geçen gün aynaya baktığımda gördüğüm ben, beni şaşırtıyor ve heyecanlandırıyordu. Biraz feminen, biraz maskülen, biraz güçlü, biraz yenilmez ve birazda yunan arkaik dönem heykellerini anımsatan bir görüntüye sahip olmaya başlamıştım. 38 yaşında bir kadın olarak hiç te fena görünmüyordum. Bu durum beni biraz daha motive etmeye başlamıştı. Artık kendi sınırlarımı bilemiyor ve nereye kadar gidebileceğimi merak ediyordum. Hergün yeni bir şey keşfediyordum.

Ve her kadın gibi benimde gardrobumda bulunan topuklu ayakkabılarımın ve süslü kıyafetlerimin yanında spor ayakkabılarım ve taytlarım, makyaj malzemelerimin yanındaysa magnezyumdan kurumuş ve yaralanmış ellerim için iyileştirici kremlerim ve buz torbam yerlerini almışlardı. Artık tam anlamıyla crossfit kadını olmaya başlamıştım. Bu alışma ve geçiş evresinden sonra artık bir yarışmaya katılma vaktim gelmişti. Ve ilk yarışmam olan turkish throwdown ‘ da kendi dalımda Türkiye’nin en iyi kadın crossfit atleti olmuştum. Ve bu yarışmada bir kez daha anladım ki tüm sıkıntılarımı bıraktığı, hayatımı yeni bir düzene sokan, bana büyük bir heyecan ve mutluluk yaşatan bu platformu ve mücadeleyi çok seviyordum.

Bir kadın olarak siz kadınlara söylemek istediğim crossfit i sadece bir spor dalı olarak düşünmemeniz. Crossfit bir yaşam biçimi. Size spor yapmanın dışında  çok daha fazla şey katacağına inandığım bir spor dalı. Crossfit yapmaktan korkmayın ve bunu sadece ağırlık kaldırmaktan ibaret sanmayın. İnsanların alışkanlıklarından ne kadar zor vazgeçtiğini çok iyi biliyorum. Ama daha kaliteli bir yaşam için bunu biraz olsun denemenizi tavsiye ediyorum. Kendinizi tanımak ve sınırlarınızı bilmek, sınırlarınızı zorlamak sizi daha çok mutlu edecektir……

Paylaş :

© 2018 Ebru Eryener.
Powered by mysu.com